27 Ocak 2006

End Day (2006)

Perşembe akşamı, kar ve soğuk muhalefeti nedeniyle Sinetek film gösterimi yerine evin yolunu tutmam gerekince, NTV ekranlarındaki ilginç belgeseli izleme fırsatı bulmam benim için çok güzel bir teselli oldu. Zaten ciddi ve kaliteli yayınları ile en çok izlediğim kanallardan biri olan NTV'nin -özellikle son dönemde- başarılı belgesellere yoğun olarak yer vermesi çok güzel bir gelişme. Konusu itibari ile ilk anda dikkatimi çeken bu belgesel de beklentilerimi boşa çıkarmadı doğrusu.

BBC tarafından çekilen
End Day (Son Gün), bilim adamlarının araştırmalarından ve gerçeklerden yola çıkarak dünyanın son günününe dair komplo teorilerinini konu edinen çarpıcı bir belgesel. Orijinal BBC yapımında dev dalgalar, göktaşı yağmuru, korkunç virüs salgını, yanardağ patlaması ve tüm dünyayı içine alacak kara delik olarak 5 kıyamet senaryosunu ele alan yapımın, NTV tarafından -benim de bir tanesini kaçırmış olmam muhtemel ama- yanardağ hariç 4 tanesinden oluşan bir kurgusu gösterildi.
Belgesel, Dr. Howell isminde bir bilim adamının aynı günü 5 kez yaşaması; her sabah uyanması ve bilmediğimiz önemli işi için Londra'dan New York'a gitmeye çalışırken dünyayı vuran farklı bir kıyamet senaryosunu yaşaması üzerine dönüyor. İlkinde Batı Afrika yakınlarındaki bir adanın volkanik patlamalar sonucu sulara gömülmesi ve okyanusta oluşan dev dalgaların, tsunami halinde New York başta olmak üzere tüm Doğu Amerika'yı sular altında bırakması; ikincisinde ölü bir kuyruklu yıldızın durdurulamayarak, dev bir göktaşı olarak Berlin yakınlarına çarpması ve Orta Avrupa'ya verdiği zarar; üçüncüsünde Güney Asya'dan Londra'ya gelen bir uçaktaki yolculardan yayılan korkunç bir virüsün salgın halinde tüm İngiltere'yi ele geçirmesi, dördüncüsünde ise Kuzey Amerika'daki dev bir yanardağın aniden patlaması sonucu gerek lavlar gerekse volkanik kül yağmurları ile tüm kıtanın yaşamını yoketmesi anlatılıyor. Her seferinde gerçekleşen bu kıyamet senaryoları sonucu önemli işine varamayan Dr. Howell'ın, en sonuncu teoride ise kara deliğe yol açacak bilimsel çalışmalar yapan bir şirketin başı olduğunu anlıyor ve New York'a ulaştığında önemli bir deneyi başlatarak dünyayı yok etmesini sadece bizler izliyoruz..

Belgeselde konu edinen kıyamet senaryolarının olası gerçeklere dayanması, izleyen herkesi bu konularda düşünmeye itiyor. Özellikle böyle bir şeye sebep olabilecek bir bilim adanının gözünden aynı günün nasıl farklı bir son ile bitebileceğini izlemek de oldukça etkileyici, böylesine bir kurgu böylesine bir konu için çok başarılı bir seçim olmuş. İçerik ve kurgu dışında en dikkat çeken özellikler elbette bilgisayar efektleri. Özellikle tsunami altındaki New York ve göktaşı düşen Berlin çok büyük bütçeli filmlerdeki kadar görkemli.. Gerçek görüntüler üzerine oturtulmuş bu başarılı bilgisayar grafikleri, yaşananların tümünün benimsenmesinde son derece etkili oluyorlar. Sonuç olarak gerek dünyayı bekleyen olası sonları merak edenler için, gerekse efektleri kurgusu ile film gibi görkemli bir belgesel izlemek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir yapım..

Hiç yorum yok: