Mr. Brooks (2007)
15 yıl aradan sonra yönetmen koltuğuna oturan Bruce A. Evans'ın yönettiği Mr. Brooks, Kevin Costner, Demi Moore, Dane Cook ve William Hurt gibi dikkat çekici bir kadroyu bir araya getiriyor. İçerik olarak oldukça dolu işleniş olarak da oldukça renkli olan film, çoğunlukla farklı filmlerin birleşimini andıran yapısı ile bir başyapıt olma şansını elinin tersi ile itiyor.Filmin konusu, iş ve aile yaşamında son derece başarılı ve zengin bir adam olan Mr. Brooks'un, öldürmeye bağımlı bir ikinci kişiliği olması sebebiyle geceleri bir seri katile dönüşmesi ve kendisinin peşindeki sert bayan polis dedektifi ile zamanla oluşan ilginç ilişkileri olarak özetleyebiliriz. Elbette, hiçbir zaman iz bırakmayan ve açık vermeyen seri katilimizin, bir seferinde bir fotoğrafçıya yakalanması olayları daha karmaşık hale getirecek, bu üçlü arasında sonu süprizlere gebe bir çıkar kovalamacasına dönüştürecektir.
Açıkcası, bu film için net olarak iyi yada kötü demek gerçekten çok zor, daha çok garip ve ilginç diyebiliriz :) Gerek bir anti-kahraman hikayesi, gerek bir polisiye-macera, gerek bir aile dramı olabilecek derecede dolu dolu olan yapım, izleyiciyi kesinlikle hayal kırıklığına uğratmasa da adeta alt türlerinde en iyi olmuş -Batman , Seven, Silence Of The Lambs gibi- filmlerden sahnelerin birleşimi gibi..
Çizilen zengin, başarılı iş adamı ve gizli kimliği Batman'in tam tersi bir kahraman, dedektifimizin iz sürdüğü zamanlar tıpkı Seven filminden alınma sahneler, dedektif ve seri katilin arasında gelişenler sanki Silence Of The Lambs filmindeki ilginç ilişki.. Dolayısıyla, her ne kadar birleşiminde cidden ilginç, seyir zevki yüksek bir film ortaya çıksa da izleyicide yoğun olarak ben bunu izlemiştim duygusu uyandıran bölümler olması yapımın değerlendirmesine olumsuz yansıyor.
Bunun yanında, bir yandan da resmen kendisi ile eğlenen bir yönü var filmin. Belki de bu yüzden bu alıntı duygusuna rağmen yapımın içindeki kıvılcımı hissedebiliyor ve birşeyler eksik olmasa bir başyapıt olabilirdi diyorsunuz. Ayrıca, Kevin Costner'in uzun bir aradan sonra bu film sayesinde geri dönmesi, William Hurt ile birlikte oluşturdukları başarılı ikili, Dane Cook'un da onlarla boy ölçüşebilecek derecede iyi oyunculuğu filmin en önemli artıları.
Sonlara doğru -her ne kadar tahmin edebilebilir olsalar da- süprizlerle seyirciyi şaşırtmayı deneyen filmin, potansiyeline uygun olarak devam filmlerine açık bir şekilde sona erdiğini de not düşmek gerek.
Sonuç olarak izlemesem kayıp olarak nitelendirebileceğim bu ilginç filmi, hem Kevin Costner için hem de anlattığım farklı yapısı için izlemenizi öneririm.
Links:
Resmi Site / IMDb / Beyazperde

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder